ATATÜRK KRONOLOJİSİ
| ATATÜRK KRONOLOJİSİ |
| 1881 | Mustafa Kemal' in doğumu. | |
| 1886 | Mustafa Kemal' in ilk öğretimine başlaması. | |
| 1888 | Babası Ali Rıza Efendi'nin ölümü. | |
| 1893 | Selanik Askeri Rüştiyesi' ne girdi ve Mustafa adını aldı. | |
| 1895 | Selanik Askeri Rüştiyesini bitirdi. Manastır Askeri İdadisi' ne girdi. | |
| 13.03.1899 | İstanbul Harp Okulu Piyade sınıfına girdi. | |
| 1902 | Harp Akademisine girdi ve burada gazete çıkardı. | |
| 11.01.1905 | Harp Akademisini yüzbaşı olarak bitirdi, Şam' a 5.Ordu'nun 30. Süvari Alayı'nda staj yapmak için atandı. | |
| Ekim 1906 | Şam' da "Vatan ve Hürriyet Cemiyeti'ni " kurdu. Şam' da topçu stajını yaptı ve Kolağası oldu. | |
| 23.07.1908 | Meşrutiyet' in ilan edilmesi için çalışmalar. | |
| 31.03.1909 | 31 Mart ihtilaliyle Hareket Ordusu Kurmay Subayı olarak çalıştı. | |
| 13.09.1911 | Mustafa Kemal, İstanbul' a Genelkurmay' a naklen atandı. | |
| 27.11.1911 | Mustafa Kemal, Binbaşılığa yükseldi. | |
| 09.01.1912 | Mustafa Kemal, Trablusgarp' ta Tobruk Saldırısını. | |
| 27.10.1913 | Mustafa Kemal, Sofya Ateşemiliterliğe atandı. | |
| 01.03.1914 | Mustafa Kemal, Yarbaylığa yükseldi. | |
| 02.02.1915 | Mustafa Kemal, Tekir dağında 19. Tümeni kurdu. | |
| 25.02.1915 | Mustafa Kemal' in Maydos' a gidişi. | |
| 25.04.1915 | Mustafa Kemal, Arıburnun da itilaf Devletleri' ne karşı koydu. | |
| 01.06.1915 | Mustafa Kemal' in Albaylığa yükselişi. | |
| 09.08.1915 | Mustafa Kemal, Anafartalar Gurubu Komutanlığına atandı. | |
| 10.08.1915 | Mustafa Kemal, Anafartalar'dan düşmanı geri attı. | |
| 01.04.1915 | Mustafa Kemal, Tuğgeneralliğe yükselişi. | |
| 06.08.1916 | Mustafa Kemal, Bitlis ve Muş' u düşmanın elinden kurtardı. | |
| 20.09.1917 | Mustafa Kemal, memleketin ve ordunun durumunu açıklayan raporu yazdı. | |
| Ekim 1917 | Mustafa Kemal, İstanbul' a döndü. | |
| 26.10.1918 | Mustafa Kemal, Halep'in kuzeyinde bugünkü sınırlarımız üzerinde düşman saldırısını durdurdu. | |
| 30.10.1918 | Mondros Mütarekesi'nin imzası. | |
| 31.10.1918 | Mustafa Kemal, Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı'na atanması. | |
| 13.11.1918 | Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı'nın kaldırılması ve Mustafa Kemal' in İstanbul' a dönüşü. | |
| 30.04.1919 | Mustafa Kemal' in Erzurum' da bulunan 9. Ordu Müfettişliği' ne atanması. | |
| 15.05.1919 | İzmir' e Yunanlıların asker çıkarması. | |
| 16.05.1919 | Mustafa Kemal, Bandırma vapuruyla İstanbul' dan ayrıldı. | |
| 19.05.1919 | Mustafa Kemal' in Samsun' a çıkışı. | |
| 15.06.1919 | Mustafa Kemal, 3. Ordu Müfettişi unvanını aldı. | |
| 21.06.1919 | Mustafa Kemal, Ulusal Güçleri Sivas Kongresi' ne çağırdı. | |
| 8-9.07.1919 | Mustafa Kemal, Askerlikten çekildi. | |
| 23.07.1919 | Mustafa Kemal' in başkanlığında Sivas Kongresi'nin toplanması ve bir Temsil Kurulu seçerek dağılması. (Dağılma tarihi: 7 Ağustos 1919) | |
| 04.09.1919 | Mustafa Kemal' in başkanlığı altında Sivas Kongresi'nin toplanması ve 11 Eylül'de sona ermesi. | |
| 11.09.1919 | Mustafa Kemal, Anadolu ve Rumeli Müdafaayı Hukuk Cemiyeti Heyet Temsiliyesi başkanlığına seçildi. | |
| 22.10.1919 | Amasya Protokolü' nün imzalanması. | |
| 07.11.1919 | Mustafa Kemal, Erzurum' dan Milletvekili seçildi. | |
| 27.12.1919 | Mustafa Kemal, Heyeti Temsiliye'yle birlikte Ankara' ya geldi. | |
| 20.03.1920 | İstanbul' un İtilaf Devletleri tarafından ele geçirilmesi, Mustafa Kemal' in protestosu, Ankara da yeni bir Millet Meclisi toplama girişimi. | |
| 18.03.1920 | İstanbul' da Meclis-i Mebusan'ın son toplantısı. | |
| 19.03.1920 | Mustafa Kemal tarafından Ankara' da üstün yetkiyi taşıyan bir Millet Meclisi toplanması hakkında ileri duyuruda bulunması. | |
| 23.04.1920 | Mustafa Kemal, Ankara' da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açtı. | |
| 24.04.1920 | Mustafa Kemal, Büyük Millet Meclisi Başkanı seçildi. | |
| 05.05.1920 | Mustafa Kemal' in Başkanlığında ilk Hükümet' in toplanması. | |
| 11.05.1920 | Mustafa Kemal, İstanbul Hükümeti tarafından ölüm cezasına çarptırıldı. | |
| 24.05.1920 | Mustafa Kemal' in cezası Padişah tarafından onaylandı. | |
| 10.08.1920 | Osmanlı İmparatorluğu delegeleriyle İtilaf Devletleri arasında Sevr Antlaşması'nın imzalanması. | |
| 10.01.1920 | I. İnönü Savaşı | |
| 20.01.1921 | İlk Teşkilat-ı Esasiye (Anaysa) Kanunu'nun esas maddelerinin kabulü. | |
| 30.03.1921 01.04.1921 |
II. İnönü Savaşı | |
| 10.05.1921 | Mustafa Kemal tarafından Büyük Millet Meclisi'nde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu'nun kurulması ve Mustafa Kemal' in Grup Başkanlığı'na seçilmesi. | |
| 05.08.1921 | Mustafa Kemal' e Başkumandanlık görevinin verilmesi. | |
| 22.08.1921 | Mustafa Kemal' in yönetiminde Sakarya Meydan Savaşı' nın başlaması. | |
| 13.09.1921 | Sakarya Meydan Savaşı'nın kazanılması. | |
| 19.09.1921 | Mustafa Kemal'e Mareşallik rütbesinin verilmesi ve Mustafa Kemal'in Gazi unvanını alması. | |
| 26.08.1922 | Gazi Mustafa Kemal'in Kocatepe'den Büyük Taarruzu yönetmesi. | |
| 30.08.1922 | Gazi Mustafa Kemal'in Dumlupınar Başkumandanlık Meydan Savaşı'nı kazanması. | |
| 01.09.1922 | Gazi Mustafa Kemal'in: "Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!" emrini vermesi. | |
| 09.09.1922 | Türk Ordusu'nun İzmir'e girmesi. | |
| 10.09.1922 | Gazi Mustafa Kemal'in İzmir'e gelişi. | |
| 11.10.1922 | Mudanya Mütarekesi'nin imzalanması. | |
| 01.11.1922 | Gazi Mustafa Kemal'in önerisi üzerine Saltanatlığın kaldırılması. | |
| 17.11.1922 | Vahdettin'in bir İngiliz Harp gemisiyle İstanbul'dan kaçması. | |
| 29.01.1923 | Gazi Mustafa Kemal'in Latife Hanım ile evlenmesi. | |
| 24.07.1923 | Lozan Antlaşması'nın imzalanması. | |
| 09.08.1923 | Gazi Mustafa Kemal'in Halk Fırkası'nı kurması. | |
| 11.08.1923 | Gazi Mustafa Kemal'in 2. Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na seçilmesi. | |
| 29.10.1923 | Cumhuriyet'in ilan edilmesi. | |
| 29.10.1923 | Gazi Mustafa Kemal'in ilk Cumhurbaşkanı olması. | |
| 01.03.1924 | Gazi Mustafa Kemal'in Büyük Millet Meclisi'nde Halifeliğin kaldırılması ve öğretimin birleştirilmesi hakkında açış nutkunu söylemesi. | |
| 03.03.1924 | Hilafetin Kaldırılması, öğrenimin birleştirilmesi, Şer'iyeve Evkaf Vekaletiyle, Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Vekaletinin kaldırılması hakkındaki yasaların Büyük Millet Meclisi'nce kabul edilmesi. | |
| 20.04.1924 | Türkiye Cumhuriyeti Teşkilatı Esasiye (Anayasa) Kanunu'nun kabul edilmesi. | |
| 17.02.1924 | Aşarın kaldırılması. | |
| 24.08.1925 | Gazi Mustafa Kemal'in ilk defa Kastamonu'da şapka giymesi. | |
| 25.11.1925 | Şapka Kanunu'nun Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilmesi. | |
| 30.11.1925 | Tekkelerin kapatılması hakkındaki kanunun kabulü. | |
| 26.12.1925 | Uluslararası takvim ve saatin kabulü. | |
| 17.02.1926 | Türk Medeni Kanunu'nun kabulü. | |
| 01.07.1927 | Gazi Mustafa Kemal'in Cumhurbaşkanı sıfatı ile ilk kez İstanbul'a gelmesi. | |
| 20.10.1927 | Gazi Mustafa Kemal'in Cumhuriyet Halk Partisi 2.Kurultayı'nda tarihi Büyük Nutku söylemesi. | |
| 01.11.1927 | Gazi Mustafa Kemal'in 2. kez Cumhurbaşkanlığına seçilmesi. | |
| 09.08.1928 | Gazi Mustafa Kemal'in Sarayburnu'nda Türk Alfabesi hakkında nutkunu söylemesi. | |
| 03.11.1928 | Türk Harfleri Kanunu'nun Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilmesi. | |
| 15.04.1931 | Gazi Mustafa Kemal tarafından Türk Tarih Kurumu'nun kurulması. | |
| 04.05.1931 | Gazi Mustafa Kemal'in 3. kez Cumhurbaşkanlığına seçilmesi. | |
| 12.07.1932 | Gazi Mustafa Kemal tarafından Türk Dil Kurumu'nun kurulması. | |
| 29.10.1933 | Gazi Mustafa Kemal'in Cumhuriyet'in 10.Yıl dönümünde tarihi nutkunu söylemesi. | |
| 24.11.1934 | Gazi Mustafa Kemal'in Büyük Millet Meclisi tarafından ATATÜRK soyadının verilmesi. | |
| 01.03.1935 | Atatürk'ün 4. kez Cumhurbaşkanlığına seçilmesi. | |
| 01.05.1937 | Atatürk'ün çiftliklerini Hazine'ye ve taşınamaz mallarını da Ankara Belediyesi'ne bağışlaması. | |
| 31.03.1938 | Atatürk'ün hastalığı hakkında Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği'nin ilk resmi duyurusu. | |
| 15.09.1938 | Atatürk'ün vasiyetnamesini yazması. | |
| 16.10.1938 | Atatürk'ün hastalık durumu hakkında günlük resmi duyuruların yayına başlanması. | |
| 10.11.1938 | ATATÜRK'ÜN VEFATI ... (Perşembe, saat: 09.05) | |
| 11.11.1938 | İstanbul Şehir Meclisi'nin olağanüstü toplantı yapması. Saraydaki Cumhurbaşkanlığı forsunu indirerek yerine yarıya kadar indirilmiş Türk Bayrağı'nın çekilmesi. | |
| 12.11.1938 | Atatürk'ün ölümü dolayısıyla, Yüksek Öğretim Gençliği'nin Üniversite Konferans Salonu'nda toplanması. | |
| 13.11.1938 | Gençliğin Taksim Cumhuriyet Anıtı önünde toplanarak Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'i koruyacaklarına ant içmeleri. 14.11.1938 Büyük Millet Meclisi çok hazin bir toplantı yaptı. | |
| 15.11.1938 | Hükümet Atatürk'ün Ankara'da ebedi istirahat yerine konulacağı 21 Kasım 1938 tarihini ulusal yas günü olarak duyurdu. | |
| 16.11.1938 | İstanbullular Atatürk'ün Dolmabahçe Sarayı Muayede Salonu'ndaki katafalkı önünde sabahın ilk saatlerinden gecenin son saatlerine kadar saygı ve üzüntü içinde son görevlerini yaptılar. | |
| 19.11.1938 | Büyük bir törenle, Atatürk'ün Dolmabahçe'den alınan cenazesi, önce Sarayburnu'na, oradan Zafer torpidosuyla Yavuz zırhlısına götürüldü. Yavuz zırhlısıyla İzmit'e kadar götürülen tabut, oradan Ankara'ya yolcu edildi. | |
| 20.11.1938 | Atatürk'ün naşının Ankara'ya ulaşması ve Ankara'da Büyük Millet Meclisi önündeki katafalka konuldu. Ankaralılar da son görevlerini saygıyla yaptılar. | |
| 21.11.1938 | Atatürk'ün cenazesinin Etnografya Müzesi'ndeki geçici Kabre konulması. | |
| 25.11.1938 | Atatürk'ün vasiyetnamesinin açılması. | |
| 26.12.1938 | Atatürk'ün "Ebedi Şef" sanıyla anılmasının kabulü. | |
| 04.11.1953 | Atatürk'ün Geçici Kabri açılması. | |
| 10.11.1954 | Atatürk'ün cenazesinin Anıt-Kabir'e nakledildi. |
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
İzmir'in Kurtuluşu
Mondros Mütarekesi’nin (ateşkes antlaşması) 30 Ekim 1918’de imzalanmasından sonra, 4 Kasım 1918 günü izmir’e bir İngiliz savaş gemisi gelir. Mondros Anlaşması ite Osmanlı Devleti düşmana teslim olmuştur. Bu anlaşma gereği İtilaf Devletleri yurdumuzda gerekli gördükleri yerleri işgal edebileceklerdi.13 Kasım 1918’de Osmanlı Devleti’nin başkenti İstanbul işgal edildi. Daha sonra İngilizler; Musul, Antep, Urfa, Maraş’ı Fransızlar; Adana ve çevresini, İtalyanlar; Antalya ve Konya çevresini işgal ettiler.
Ocak 1919’da üçü Yunan gemisi olan, İngiliz, Fransız, ABD gemilerinden oluşan büyük bir düşman donanması İzmir Körfezi’ne demir attı.Donanmanın temsilcisi 13 Şubat 1919 günü İzmir Vali vekili ve 17. Kolordu Komutanı Nurettin Paşa’yı ziyaret ederek; "Osmanlı ülkesinin İngiltere, Fransa ve İtalya arasında paylaşılacağını" söyledi.
Böylece Yunan işgalinin zemini hazırlandı. İzmir’i Rumlar da "Küçük Asya Cemiyeti" adıyla bir örgüt kurarak Yunan işgaline hazırlanırlar.15 Mayıs 1919 sabahı erken saatlerde birkaç Yunan savaş gemisi ile bir İngiliz savaş gemisi himayesinde iki büyük iki küçük nakliye gemisiyle Yunanlı askerler İzmir limanına çıktılar.Yunan bahriyelilerini İzmirli Rumlar sevgi gösterileriyle karşılar. İzmir kiliselerinden çan sesleri kesintisiz çalınır.
Konak Meydanı’na doğru yürüyen Efzun Alayı sancaktarını Hasan Tahsin (Osman Recep Nevres) tabancasını ateşleyerek öldürür. Yurdunu savunmak amacıyla silahını ateşleyen Hasan Tahsin, Yunan askerlerince Konak’ta şehit edilir. Hasan Tahsin’in bu ilk kurşunu, İzmir’deki Türkleri harekete geçirir. Saat 10.30’dan itibaren şehirdeki Türkler direnişe başlarlar. İzmir üç yıl işgal altında kalır.
26 Ağustos’ta başlayan büyük taarruzla Afyon’dan düşman kovularak sıra ile 1 Eylül Kütahya ve Uşak, 2 Eylül Eskişehir, 3 Eylül İnönü mevzileri alınarak, 4 Eylül’de Salihli ve Alaşehir’e kadar düşman takip edilir ve bölge düşmandan temizlenir. 6 Eylül günü Yunan askerleri Manisa’yı ateşe verirler. 7 Eylül günü ise 1. Ordu Birlikleri İzmir’e doğru yürüyüşe geçer.9 Eylül’de Türk Ordusu, Kadifekale’de Türk Bayrağı’nı çekerek güneşin ilk ışıklarıyla İzmir’e girer. Süvari Birliği Komutanı Yüzbaşı Şerafettin Bey, 10.30’da İzmir Hükümet Konağı’na Türk Bayrağını çeker. Diğer koldan İzmir’e giren Süvari Birlik Komutanı Yüzbaşı Zeki Bey de Kışla’ya Türk bayrağını çeker. İzmir böylelikle işgalden kurtarılır. Üç bin Yunan askeri esir alınır. 10 Eylül günü sabahı izmir’e gelen Mustafa Kemal Paşa Hükümet Konağı’nda yabancı devlet temsilcilerini kabul etmiştir.İzmir’in alınmasıyla Türk Kurtuluş Savaşı zaferle sonuçlanmıştır.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Çanakkale Savaşı
Mustafa Kemal atandığı 19’uncu Tümeni, yirmi gün içinde kurar, güçlü ve seçkin bir birlik haline getirir. Aldığı emir üzerine de birliğini Çanakkale çevresinde Eceabat’a getirir.
Düşman Çanakkale’ye iki defa saldırdı. îlki 18 Mart 1915’te oldu. İngiliz, Fransız deniz filoları, kısa menzilli olan savunma bataryalarımızı, yoğun ve sürekli top ateşleriyle susturdular. Fakat Çanakkale Boğazı’na giremediler. Çünkü bütün topların susmasına karşın, küçük toplar yer değiştirerek savaş gemilerine büyük kayıplar verdirir. Nurset gemimizin mayınladığı boğazda, düşman gemileri perişan olur.
Savunmada bulunan Türk Başkomutanlığı, 5. Ordu ve Kolordu Komutanlığı gerçek durumu değerlendiremezler. Her üçünün de görüşleri, birbirine karşıt durumdadır. Alman komutanlar ise, düşman çıkartmasının Bolayır’dan olacağı kanısı ile savunma hazırlığına girirler. Ama yedek Tümen Komutanı Mustafa Kemal onların düşünce ve görüşlerine katılmaz. Çünkü o, durumu yerinde inceleyerek, kendi görüşü, düşünce ve kanısına göre savunmasını düzenler. Bunu şöyle anlatır Mustafa Kemal:
"Düşman donanmasının boğazdan geçmesine engel olan kıyı bataryalarımız denizden susturulamamıştır. Düşman bunları karadan ele geçirmek isteyecektir. Yarımadaya yapılacak çıkarmanın hedefleri; Alçıtepe ve Kocaçimen olacaktır. Buraları ele geçiren düşman bataryalarımızı kolayca susturabilir.Bu iki tepeden en önemlisi ve tehlike yaratabilecek olanı,kıyı bataryalarımıza en yakın olan Kocaçimen’dir.Zaman kaybetmeden bütün tümenimle oraya koşmalıyım..."
Bu ilk deniz zorlaması düşmanı, ummadığı başarısızlığa uğratmıştır. Bu azılı güçler insan ve gemi kayıplarını boğazın sularına dökerek çekilmek zorunda kalırlar. Ama, gene de saldın planlarından vazgeçmezler. Çanakkale’nin yalnız denizden zorlanamayacağını savunan komutanların önerileri benimsenerek sahile asker çıkarmaya karar verirler.
Düşmanın denizden yaptığı saldırısının geri püskürtülmesi için bir ordunun bulundurulması gereği dikkate alınmıştı; Alman generali Limon Von Sanders komutasında 5. Ordu kurulmuş, 24 Şubat 1915’te Mustafa Kemal’in 19. uncu Tümeni de, ordunun genel yedeği olarak Maydos’a gelmişti...
ÖLMEYİ EMREDİYORUM
Mustafa Kemal, kendi görüşüne göre savunmasını hazırlamış ve dikkatli olarak tetikte bekliyordu.25 Nisan 1915 günü sabahı, yarımadanın batı kıyısında, Arıburnu yönünden gelen top seslerinden oradan bir şeyler geçtiğini anlar. Süvari bölüğünü, yarımadanın en yüksek tepesi olan Kocaçimen’e sevk ederken birliğin komutanı Esat Beyi yanına çağırır emrini verir. Birlik komutanı emrini dinler ve "Başüstüne!" der.
Mustafa Kemal, onun emri ve durumu iyi kavramadığı düşüncesine kapılarak sorar: "Ne demek istediğimi anladınız mı? Birlik komutanı; evet efendim, ölmemizi emrediyorsunuz" der.... Süvari bölüğünü göreve gönderdikten sonra Mustafa Kemal, Arıburnu alanını korumakla görevli birlik komutanından gelen raporu inceler. Düşmanın Arıburnu sırtlarına asker çıkardığını bildiren raporda yardım istenmektedir.Mustafa Kemal, düşmanın kara savaşını başlattığını anlar. Bu nokta kendi cephesi değildir, ama o işin önemini kavramıştır. Hemen kararını verir, 57’nci Alayı Kocaçimen tepesine sevk için harekete geçer. Kendisi de alayın basında bütün gece zorlu bir yürüyüş yapar. Gelip mola verdiği yerde görünüm pek fikir verici değildir.Düşmanın çıkarma yeri olan Arıburnu ölü zaviyededir, Kocaçimen’den görülmez. Durumu incelemek için birkaç subayla, yaya olarak Conkbayırı’na ulaşır. Gördüğü durum hiç de iç açıcı değildir.261 rakımlı tepedeki gözcü erler, Conkbayırı’na doğru, dağınık olarak kaçışmaktadır. Mustafa Kemal, hemen önlerine çıkarak sert bir sesle sorar:
- Nereye gidiyorsunuz?
- Düşman geldi.
- Nerede? Erlerden birisi, 261 rakımlı tepe yönünü gösterir.
-İşte, der.
Gerçekten düşman hiçbir engele rastlanmadan, rahatça tepeye yaklaşmaktadır. Mustafa Kemal’e birliğinden daha yakındadır.
Eğer bulunduğu yere gelerek yerleşirse, genç komutanın kuvvetlerini de çok zor duruma sokabilecektir. Mustafa Kemal, hemen kararını verir, erlere sert bir sesle:- Düşmandan kaçılmaz! der. Bir an duraklayan erler cevap verirler:
- Cephanemiz kalmadı.
- Cephaneniz yoksa, süngünüz var ya... Arkasından kesin komuta verir.
- Süngü taaak! ileri!..
Bu erler kendi birliklerinden değildir ama, Mehmetçik kesin komutla heyecana gelmiş, başında tam bir komutan bulunca, süngüsünü takarak, aslanlar gibi ileri atılmıştır. Az bir ilerleyişten sonra, erler tekrar bir komut alır: "Yere yaaat!"
Yere yatan bir avuç insanı mevzie aldıktan sonra, yanındaki bir subaya, mola verdiğini, alayın marş marşla hemen yanına getirilmesini emreder.
Çok rahat ilerleyen düşman, gün Işığında parlayan süngüsü ile üzerine doğru saldıran Mehmetçiği görünce birden duraklar. Onun yere yatıp mevzi alması üzerine düşman da yere yatarak mevziye girer. İki taraf da kritik dakikalar geçirir. Belki de düşman ayak bastığı bu yabancı yerin sırlarını bilemediği için, yürüyüşe devam etmez. Mehmetçik, Gelibolu topraklarında, batı kıyısında ilk mevziini böyle oluşturur.
57’nci Alay yetişir. Karaya çıkan düşman sekiz taburdan fazladır. Mustafa Kemal, hemen süngü taktırarak, düşmana saldırı emrini verir. Kendisi Conkbayırı’ndan harekatı yönetir. Sağ ve soldaki birliklerle de bağlantı kurmaya çalışır.
Mustafa Kemal bu olayı da şu sözlerle anlatır:
"Herkes öldürmek ve ölmek için düşmana atılmıştı." Ya öldürmek, ya ölmek. Zaten bu verilmiş bir emirdir. Yerine getirilen bir emirdir. Çünkü, askerini bu saldırıya kaldırırken çevresine topladığı alayın subaylarına verdiği emirler şöyledir:
..."Size ben saldırıyı emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum... Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde, yerimizi başka kuvvetler ve başka komutanlar alabilir..:’ içinde bulundukları an, kritik bir an’dı. Öldürmek ve ölmek gerekliydi. Gerçek komutan, böyle bir anda bu emri verebilen insandı. Bu emri alanlar ise, öldürmeyi ve ölmeyi bilen insanlardı. Sonuç şu oldu. Düşmana saldırıldı, boğuşuldu. Düşman dayanamayınca geri çekildi. Hatta sahile kadar ilerleyerek ancak oralarda tutunabildi. 57’ci Alay başka türlü alaydı. Bu gök kubbede baki kalan bir hoş sedadır. Çünkü, 57’ci Alay tamamen şehit olmuştur...
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Çanakkale Zaferi
Çanakkale Savaşı, 1.Dünya Savaşı’nın en çetin, en kanlı savaşı olmuştur. İnsan kanının su gibi aktığı, dramatik olayların yaşandığı, insanlık tarihınde benzeri olmayan bir savaştır.Osmanlı Devleti, 1.Dünya Savaşı’na Almanya’nın yanında katıldı. Düşmanların (İngiliz, Fransız) savaş gemilerinden oluşan çok güçlü dev bir donanma Çanakkale ve İstanbul Boğazlarını geçerek birlikte savaştıkları Rusya’ya yardım etmek istiyorlardı. Bu amaçla çok sayıda düşman gemisi Çanakkale Boğazı’na girdi. Beş, on gün içinde bu işi başaracaklarına inanıyorlardı.
Çanakkale’de Mustafa Kemal’in komutasındaki Türk askeri, düşmanı bekliyordu.
Türk ordusu ile düşman arasında aylarca süren çok kanlı kara ve deniz savaşları oldu. Türk donanmasının "Nusret" adlı mayın gemisinin mayınları,pek çok düşman gemisini sulara gömdü. Kahraman Mehmetçik ise özellikle Gelibolu yarımadasında akıl almaz çarpışmalar sonunda düşmanı büyük bir yenilgiye uğrattı. (18 Mart 1915) Bu savaşı kaybetseydik İstanbul derhal işgal edilecek, Anadolu pek kısa bir sürede parçalanacak, tarihteki son bağımsız Türk devleti de ortadan kaldırılmış olacaktı.Yurdumuzu korumak için aziz kanlarıyla kutsal yurt topraklarını sulayan şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin aziz hatıralarını sonsuza kadar yaşatmak, onlara saygı ve şükranlarımızı sunabilmek için onları her yıl 18 Mart’ta anarız; eşsiz zaferin coşkusunu yaşarız.
Çanakkale Savaşı; tarih sayfalarına yazılan, dünyanın en kanlı savaşlarından birisidir. Sömürgeci devletlerin yurdumuzu işgal etmek için, her şeyi ile hem denizden hem karadan üstümüze saldırdığı, fakat karşılarında yiğit Türk askerinin, göğsünü siper yaparak, "Yurdumu vermem" dediği bir savaştır. Çanakkale Savaşı; vatan sevgisinin cesaretin, inancın, saldırgan düşmanlarla göğüs göğüse çarpıştığı bir savaştır. Çanakkale Savaşı; yedi düvelin bütün güçleriyle saldırdığı, fakat karşılarında Mustafa Kemal’i bulduğu, gemilerini denize gömdüğü, askerlerini yurdumuzda bırakarak kaçtığı bir savaştır. Kısaca Çanakkale Savaşı; Mustafa Kemal gibi bir lideri ortaya çıkaran, O’nu Türk ulusuna tanıtan, lider yapan bir savaştır.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Atatürk'ün Ankara'ya Gelişi
Birinci Dünya Savaşı sonunda yurdumuz yenilmiş sayıldı. Düşmanlar dört bir yandan vatanımıza saldırdılar. Sevr Antlaşmasına göre yurdumuzun düşmanlar tarafından bölünmesi kararlaştırıldı. Urfa, Antep, Maraş, Adana, Antalya ve Osmanlı Devleti’nin merkezi İstanbul işgal edildi. Yunanlılar 15 Mayıs 1919’da İzmir’e girdiler.
Yurdumuzu bu durumdan kurtarmak ve halkla el ele vermek için, Atatürk 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktı. Halk tarafından büyük bir coşkuyla karşılanan Atatürk, 12 Haziran 1919’da Amasya’ya geldi. Burada alınan kararlar 22 Haziran 1919’da Amasya Genelgesi olarak yayınlandı.
Daha sonra Erzurum’a geçen Atatürk, 23 Temmuz 1919’da Erzurum Kongresini, 4 Eylül 1919’da da Sivas Kongresini topladı. Bu kongrelerde milli iradeye dayalı hükümet kurulması ilk hedef olarak belirlendi. Tüm illere telgraflar çekilerek halkın kendi adına karar verecek temsilcileri seçmesi istendi. Seçilen temsilcilerin toplanacağı bir yer gerekliydi. Ankaralılar Atatürk’ü ve temsil heyetine seçilenleri Ankara’ya davet ettiler.
Atatürk Kurtuluş Savaşı’nın en iyi Ankara’dan yönetileceği inancındaydı. Yurdumuzun tam ortasında ve cephelere de eşit uzaklıktaydı. Tüm illerde haberleşme ve ulaşım olanağı yoktu. Bu düşüncelerle Atatürk ve temsil heyetinin üyeleri 27 Aralık 1919’da saat 14.00’de Dikmen sırtlarından Ankara’ya geldi.
Ankara ve çevresinin tüm halkı, Atatürk’ü ve temsil heyeti üyelerini büyük sevgi ve sevinç gösterileri ile karşıladılar.davullar çalındı, oyunlar oynandı, seğmenler gösteriler yaptı.
Bu karşılama Ata’yı çok duygulandırmış, tüm karşılayanlara teşekkür ederek içinde bulunduğumuz durumu, bundan nasıl kurtulacağımızı belirten bir konuşma yapmıştı.
Atatürk’ün Ankara’ya gelişi, Kurtuluş Savaşı dönemindeki en önemli olaylardan biridir. Çünkü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşu Türk ordusunun kurulup hazırlanması çalışmaları Ankara’da yapıldı. Ankara milli mücadelenin merkezi haline geldi. Kısaca Ankara o günlerde başkentlik görevini üstlenmiş oluyordu.
Her 27 Aralık günü Ankaralılar için bayram gibidir. At sırtındaki seğmenler gösteriler yaparlar. Şehir baştan başa bayraklarla süslenir. Atatürk koşusu yapılır. Okullarda törenler yapılır. Şehirde çeşitli şenlikler yapan halk bu mutlu günü sevgi ve coşku ile kutlar.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::
Get 06_dudu_51_aybalanur chat group | Goto 06_dudu_51_aybalanur website